
FERAHLIĞA MAZHAR EDEN TEBDİL-İ MEKAN
Eee, artık iş zamanı gelmişti. Taşınma izni bitti, bi taraftan işleri hallederken, bi taraftan da işe gitmek lazım. Ablam, kardeşim, Burcu hala evde. Yemek yapıp ev topluyorlar. Biz Okan’la ve Okan’ın arabayla 8:45'te evden çıktık. Geldik geldik, bizim bu İşkule İstanbul’un bilumum yerinden gözüküyor zaten. Ev de yakın aslında ama trafik bi kilitlendi, 'yahu benim bina orada, ben onu görüyorum, o da beni görüyor, ama niye ulaşamıyorum' şeklinde bir muhabbet. Hayatımın her döneminde ve her mekanda gördüğüm yerlere ulaşabiliyorken, burada niye olmuyor? Trafik ilerliyor da bazen ileri, bazen geri, mehteran takımı gibi. Yanımızdaki aile, arabada gazete okuyor. Ben de bir ara fırsatını bulup indim arabadan, gazete aldım geri geldim araba yok. İlerlemiş trafik, Okan 100m ileride ama duramıyor. Ben de arkadan koşturuyorum. Yok yani, çocuk uğraşıyor durmak için ama, 3 sn dursa, arkadaki 300 araç birden Okan’la akraba oluyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder